Etiket arşivi: moda kültürü

Manifold.press: Muzır Moda

Basının en ‘suya sabuna dokunmaz’ alanı olarak algılanan moda medyasının anaakım dergilerinden birinde ‘muzır neşriyat’ damgasını yiyen meçhul içerik üzerine ➡http://manifold.press/muzir-moda

Reklamlar

Moda Kürü: Moda ve Sanatın Geçmişten Bugüne İlişkisi

Zamanda yolculuk mümkün olsa bütün yaratıcı kişiliklerin bir kez olsun gitmeyi dileyeceği bir yerdir bütün yazarların, sanatçıların birbirleriyle buluştuğu, 1920’li, 30’lu yılların Paris cafeleri. Italyan tasarımcı Elsa Schiaparelli, İspanyol Salvador Dali’yle bu dönemde tanışmış, ikili birbirinden öyle çok beslenmişti ki, “yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan” haline gelmişti ilhamın kaynağı.

Biz de 1930’lu yılların Büyük Buhran’ından kaçarak sürrealizme yönelen bu sanatçı ve tasarımcılardan aldığımız ilhamla, tarihten günümüze modanın sanatla ilişkisini konuşuyoruz, tarihin merceğinden geçerek günümüz dinamiklerini anlamlandırıyoruz.

Konuşmacı: Eda Çakmak

Eda Çakmak ,Yeditepe Üniversitesi’nde Antropoloji ve Psikoloji dallarında çift anadal yaparken yazdığı tez ile toplumsal kimlik ile giyimin ilişkisi üzerine düşünmeye başlamıştır. Bu düşüncenin peşini bırakmayıp, Fulbright bursunu kazanarak New York’ta Parsons The New School For Design’da Fashion Studies yüksek lisansını tamamlamıştır. Şimdilerde moda kültürü, moda haberleri, beden ve güzellik algıları hakkındaki yazılarını www.komodaejderi.com ‘da, modakariyeri.com‘da ve Manifold’da yayınlamaktadır.

Etkinliğe atılmak için  | etkinlik facebook sayfası

Moda Kariyeri: Moda Sektörü 2016’ya veda ediyor

Moda Kariyeri’yle birçok ortak çalışmaya imza attığımız bir yilin ardından, 7 Aralık’ta 2016’nın son “Moda Kürü”nü yapmak ve moda sektörü açısından geçtiğimiz seneyi değerlendirmek üzere toplanmıştık. Yaptığımız degerlendirmeler üzerine Aslı Özbek’in yazısıni şimdi Moda Kariyeri sitesinde okuyabilirsiniz.

Glitter Hive: Cross-cultural Queer Embodiment

Parsons’ta Fashion Studies yüksek lisansımı yaparken tanıştığım en yakın arkadaşlarımdan Colleen’le bir süredir ortak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Queer giyim üzerine tez yazan iki kişi olarak bu sefer kendimizi ve arkadaşlığımızı merkeze alan bir hikayeyi keşfe çıktık. Birbirimizle sohbetlerimiz üzerinden biri Portland’da biri İstanbul’da başlayan bu iki yolculuğun “queer” kimlik ve “moda” kavramlarındaki kesişmelerini arıyoruz.

Bu sürecin ilk meyvesi Fashion Studies Journal’da yayınlandı. [ingilizce]

Glitter Hive is an ongoing non-linear research project exploring the dress practices of two international queer friends: Colleen, U.S. born and living in New York City, and Eda, living in Istanbul, Turkey, the city of her birth. Using a digital platform to organize their varying methods of inquiry – narrative memoir writing, correspondence, conversation, photo documentation, archival images, a story emerges of how queerness is experienced cross culturally.

Here is an excerpt of the Glitter Hive research project for The Fashion Studies Journal.

Sürdürülebilir Bir Gelecek için Tasarım – Mike Lind ile bir Sohbet

Dün akşam, Uniforms for the Dedicated kurucusu Mike Lind ile birlikte 3 saatlik bir hackathon seansından geçtik. Bolca ilham veren ve çok şeyler öğrendiğim bu sohbeti, özellikle dünyaya zarar vermemekle yetinmeyip, pozitif etki yaratmak isteyen girişimciler için çok faydalı buldum. Konunun yazısı da gelecek elbet, yine de ben harıl harıl instagram stories‘den anlatırken kaçırmış olanlara video olarak derledim.

Manifold.press: Moda haftaları neydiler, ne oldular, nereye gidiyorlar?

“…Eylülün ortasında başlayıp yaklaşık bir ay boyunca devam eden süreç, moda çevrelerinde ‘Moda Ayı’ olarak bilinir. Bu mevsimde New York ile başlayan moda haftaları zinciri —moda basını, global üne sahip bloggerlar ve moda profesyonelleri uçaklara binip oradan oraya koştururken— arkasında hazırlıklar başladığından beri uyumamış, damarlarında kan yerine kafein dolaşan bir zombi stajyer ordusu bırakarak Milano’ya, Londra’ya ve Paris’e doğru devam eder. Elbet bu saydıklarım ‘büyük dörtlü’, yani moda dünyasının başkentleri kabul edilen şehirlerde gerçekleşen moda haftaları; bunların dışında İstanbul da aralarında olmak üzere birçok büyük şehirde moda haftaları düzenleniyor. Bu moda haftaları, bir yandan belli bir geleneği sürdürürken, bir yandan da moda sektörünün baş döndürücü hızına yetişmek, adapte olmak ve dönüşmek durumundalar. Mekânlar ve metotlar her sezon moda rüzgârlarına göre yön değiştirirken, 2016’da gelen ‘şimdi gör, şimdi al’ modeli, internet çağının gerektirdiği daha derin bir değişime sebep oluyor ve döngünün ritmine el atıyor.”  devamı