Kural Tanımayan Bir Moda Kılavuzu

“Kural Tanımayan Bir Moda Kılavuzu”, her tarafımızı saran, çıplak gezmediğimiz her an bir parçası olduğumuz moda denen bu sistem içinde yolunu bulmaya yönelik bir “kılavuz”. Adında “kural tanımayan” var, çünkü ne bir kılavuz olmanın, ne de modanın sözümona “kurallarına” pek uyduğu söylenemez.

 

Bundan bir sene kadar önce twitter’dan bir mesaj geldi, Aksu Bora’dan: “Böyle böyle bir hayalimiz var, bunu kim yazar diye araştırırken sana denk geldim, sen ne dersin?” dedi. 60-70 sayfalık bir kılavuzdu tarif ettiği şey, feminist kitabevi Ayizi’nden çıkacaktı, konusu giyim-kuşam… Dedim yazarım tabii, ama ben kimseye neyi nasıl giyeceğini anlatan bir şey yazmam, yazamam; ben yazarsam daha bir modayı anlamaya yönelik bir kılavuz olur. Anlaştık.

Sosyal medyacı olarak şimdiye kadarki en büyük sorumluluğumu üstlenmemle aşağı yukarı aynı zamanda yazmaya başladım. Yazılması yetmezdi bunun, bir de çizilmesi gerek dedik, arkadaşım Cenan bana Instagram’dan sevdiği bir çizerin işlerini gösterdi. Olur mu, olmaz mı derken Zeynep Özatalay’la buluştuk bir kahve içtik (aslında o sıcak çikolata içmişti). İlk çizimini yolladığında heyecandan elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırdım – amanin birisinin (hele de işinde bu kadar iyi olan birisinin) senin sözcüklerini resmetmesi ne kadar da tarifsiz bir hismiş!

Her şey yazılıp çizildiğinde Tennur Baş’ın tasarımından geçti, tam hayal ettiğim gibi, ama hayal edemeyeceğim kadar güzel oldu, bizim küçük ama dolu dolu kitabımız! (Daha ellerimde tutmadan pdf’sini gördüğümde hüngür hüngür ağladım, ola ki bir kitapçı rafında görürsem neler olur ben bile kestiremiyorum.)

“Yazmaktan Vazgeçme”

PhotoGrid_1548500306829.jpgYol esnasında buruk bir haber aldım, Ayizi yayın hayatına son veriyordu, bizimkisi de yayınevinden çıkacak son kitap olacaktı. Belki bundan ötürü hepten üzerine titrendi, içine de minik bir hediye eklendi. Bir poster, yine Zeynep’in elinden, dünya tatlısı çizgilerinden. Ayizi kadınları var üzerinde (bir tanesi bana çok mu benziyor ne!), ellerindeki boyalarla yazdıkları “Yazmaktan vazgeçme” yazısı başlarının üzerinde. Çok ince düşünülmüş, anlamlı bir hediye bu, zira çocukluğumdan beri hayalini kurduğum bir şeydi kitap yazmak, ama bu hayalin gerçekçi olmadığı bize o kadar çok söyleniyor ki, “ben yazmak istiyorum” demeyi, ancak birkaç sene önce başarabildim, onu da ilk söylediğimde sesim neredeyse özür diler gibi çıkmıştı. “Hadi gel yaz” diyen birisi olduğu için ben çok çok şanslıydım. O yüzden duvarımda “Yazmaktan vazgeçme” yazan bir posterim olması, Ayizi’nden biricik bir hatıra olmanın yanı sıra, kendi seçtiğim yoldan sapmamak için hayati önem taşıyan bir deniz feneri gibi…

Teşekkürler

Kitaba bir “teşekkürler” bölümü yazmadım, buraya yazıyorum şimdi. Beni bulup sanki sorulmasını beklediğim soruyu sorduğu için Aksu’ya kocaman bir teşekkürle başlıyorum. Çizer arayışımda, isim arayışımda, her türlü arayışımda imdadıma koşan canım Cenan Tüzel’e şükranlardan bir demet! Zeynep’e de hayalimizi kucağına bıraktığımızda aynı heyecanla kucakladığı için kocaman teşekkürler… Ve hiç yüz yüze gelemesek de hayal ettiğim şeyi görüp, gerçeğe dönüştüren Tennur’a! Yoğunluktan biraz deli gibi bir şey olduğumda her zamanki gibi kaprislerimi çeken canım annemle, aklıma benim yerime mukayyet olan biricik sevgilime de bir o kadar!

KUJICAM_2019-01-26-16-28-05_developed.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s