Kadının sembolü olarak topuklu ayakkabı

1 Kasım’da İstanbul’da Türkiye’nin ilk “dijital kadın zirvesi” gerçekleşti. Günümüzde büyük bir hızla gelişen bir sektör olan dijital platform hakkında, özellikle bu platformda kendilerine yeni iş alanları yaratan kadınları merkezine alan bir etkinlik düzenlenmesini son derece anlamlı buluyor, organizasyonu yapanları tebrik ediyorum. Gel gör ki, bu organizasyonun kendisine seçtiği isim, kafada soru işaretleri oluşturan cinsten: Dijital Topuklar. Bu yazı, bu isim hakkında bir düşünce egzersizidir.

“Dijital Topuklar” tamlamasını ilk duyduğumda, yüz kaslarımın refleks olarak  buruştuğunu fark ettim. İlk anda ağzımda kötü bir tat bırakan bu sözcük öbeğinin neyin ismi olduğunu anladığımda içimdeki huzursuzluk azalacağına büyüdü. Bu bir dijital kadın zirvesiydi ve başlıktaki “dijital”, dijitali; “topuklar” ise kadını temsil ediyordu. Özetle, burada kadının sembolü olarak topuklu ayakkabı seçilmişti.

Topuklu ayakkabı, elbette kendi içerisinde kötü bir şey değil, kendim de zaman zaman severek giyiyorum. Benim itirazım, bunun kadınlığı temsil için kullanılan bir sembol olmasına. Elbet ki topuklu ayakkabı yeri gelince bir güç sembolü de olabilir, ancak genel geçer olarak feminenlik kurgusu ve normatif kadınlık algılarıyla bu denli özdeşleşmiş bir nesnenin kadınlığın tamamıyla özdeşleştirildiği bir simgesellik, hegemonik erkeklik söylemini tekrarlıyor; başka bir kadının varlığını ve geçerliliğini yok sayıyıor.

Böyle bir dil kullanımı, kadınların ciddiye alınmak için erkeklerden kat be kat fazla taklalar atması gereken acı gerçeklikte, kadının, özellikle profesyonel kadının topuklu ayakkabı giymesi gerektiğini vurgulamak anlamına geliyor. Ne giydiğinden hangi mahallede oturduğuna kadar bir çok yüzeysel yargıya dayanarak oluşturulan hiyerarşik “respectability politics”, yani “saygı duyulabilirlik politikaları”, hegemonik değer algılarını destekleyerek var olan güç dengesinin korunmasına hizmet ettiğinden, her daim soru işareti ile yaklaşmamız gereken zararlı bir olgu.

Tuvalet kapılarında bile tahammül etmek zor iken, koskoca seminere bu ismi vermek niye? Elbet kadınlar tarafından kadınlar için yapılan her şeyin feminist hissiyatlar taşımadığını bu yaşıma kadar zor yollardan öğrendim ama, bu tip ihanetler halen kalbimi kırıyor.

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s