Nereden Geldik Buraya? Salt’ın Yeni Sergisi, Günümüz Türkiye’sinin Temellerini 80’lerde Arıyor

3 Eylül’de SALT Beyoğlu ve SALT Galata’da açılan Nereden Geldik Buraya? sergisi 12 Eylül darbesinden bu yana Türkiye’nin yakın geçmişini irdelerken, 80’lerden günümüze gelişimizin popüler kültür ve toplumsal hareketler üzerinden yol haritasını çiziyor. Sergi, 29 Kasım 2015’e kadar bu iki mekanda görülebilir.

Sergi, bir yandan büyük arşivsel değer taşırken, diğer yandan yedi sanatçının (Halil Altındere, Serdar Ateşer, Aslı Çavuşoğlu, Barış Doğrusöz, Ayşe Erkmen, Esra Ersen ve Hale Tenger) işlerini barındırıyor. Mekana ustaca yerleştirilmiş dönemin dergi, gazete, filmleri, fotoğraflar, kitaplar, afiş ve diğer arşivsel değer taşıyan içerikler, dönemin toplumsal dinamiklerini irdeleyen sanat eserleriyle yan yana, ziyaretçiyi hiç zorlamadan birbirine karışıyor, içerikler sanattan arşive, arşivden sanata ortak bir diyalog halinde akıcı bir sergi deneyimi sunuyor.

wpid-2015-09-05-05.58.45-1.jpg.jpeg

Sergi, SALT’ın iki mekanı, Beyoğlu ve Galata’da iki kısım halinde bulunuyor. Ben açılış gecesinin Beyoğlu’nda  olması sebebiyle ilk orayı gezdim, ama önce birine veya ötekine gidilmesinin sergi deneyiminden bir şey kaybettirmediğini düşünüyorum. Açılışa annemle gittim, zaten sergiyi daha açılmasından çoook önce ilk duyuşum da annemden olmuştu: annem bir gün SALT’ın sosyal medya hesaplarından birinde, serginin dahilindeki işlerden “Sandık Odası” için 80’lerden kalma kıyafetler arandığını duymuş ve ev zaten eski ama güzel, atsan atılmaz satsan satılmaz denen cinsten kıyafetlerle dolu olduğu için annem de “gelin alın bunları” diye yazmış… Bunların da SALT Galata’da olduğunu duyunca inanılmaz bir azimle (ben inanamadım) bir hafta içinde oraya da gitmiş bulunduk! wpid-2015-09-05-05.58.25-1.jpg.jpeg

Açılış gecesinde SALT Beyoğlu’na gittiğimizde annemin (ve anneannemin) kıyafetlerinin orada olduğunu fark ettiğimde biraz hayal kırıklığına uğrayacak gibi oldum ama etrafımda gördüklerime heyecanlanmaktan fırsat bulamadım. Hem günümüze olan tuhaf bağlantılarından, hem de modanın toplumsal değerini gözler önüne seren çeşitli örneklerle karşılaşmanın heyecanından bir duvardan ötekine koşuşturup durdum.

wpid-2015-09-05-06.11.37-1.jpg.jpeg wpid-2015-09-05-06.12.12-1.jpg.jpeg

Bütün sergide en çok bayıldığım şey sanırım hayallerimin dergisi olan SOKAK oldu. Başlıklarına baktığımda inanılmaz eğlendiğim SOKAK, benim blogun başlangıcından beri buralarda kendimce uyguladığım kolaj estetiğinin mükemmel bir örneği, dergi gibi ama fanzin gibi bir güzellik…

Doğası itibariyle aykırı olan SOKAK dergisi, Tuğrul Eryılmaz yönetiminde, Ağustos 1989-Nisan 1990 tarihleri arasında haftalık olarak 32 sayı yayınlanmış… “Genç bir okur kitlesine ulaşmayı hedefleyen ve tirajı yedi ila sekiz bin arasında seyreden dergi, feministler, çevreciler, sosyalistler, anti-militaristler  be LGBT bireyleri sayfalarına taşıdı;bu ‘marjinal’ gruplar üzerinde ana akım basında yer bulamayan problemlere dikkati çekti” cümlesini okuduktan sonra ben heyecandan kendimden geçtim zaten. Hangi kütüphanede nerede bulunduğunu araştırıp eşelemek istiyorum (bilen varsa ses etsin ne olur). Nasıl istedim devam edebilmiş olabilmesini nasıl…

wpid-2015-09-13-11.44.33-1.jpg.jpeg
SOKAK dergisinin hediyesi, üniversite oyunu… Hayatımda gördüğüm en dahiyane hiciv örneklerinden biri olabilir, ba-yıl-dım.
Annem fotoğrafı çekene kadar uyuyakalan ben...
Annem fotoğrafı çekene kadar uyuyakalan ben…

Sergide yaşadığım aydınlanmalar bu kadar da değil tabii… Salt Beyoğlu kısmından izlenimlerini ufak bir galeriyle tamamlayıp Salt Galata İzlenimlerime geçiyorum…

SALT Galata’da sergi alanına girenleri döneme damgasını vuran kitaplar karşılıyor… Bu kitaplara, gerek dönemin öncüleri oldukları için, gerek yasaklandıkları için her evin baş köşesine yerleşen ansiklopedilerden, saklanmak için ters takla atanlara kadar geniş bir seçki var.

wpid-2015-09-10-01.49.20-1.jpg.jpeg

Küratörlerin titizliği sayesinde kitapların özellikle o dönemdeki baskıları bulunmuş, önemli sayfalarının arasına birer ayraç konarak ziyaretçinin açıp okuyabileceği şekilde bırakılmış… wpid-2015-09-10-01.49.18-1.jpg.jpeg

Şahsi sebeplerden dolayı beni en heyecanlandıran kısıma gelirsek. Hale Tenger’in “Sandık Odası” isimli enstalasyonu; “aile, ev ve yurt kavramlarını sorgularken, 1980’ler Türkiye’sini mobilya, lamba, kıyafet gibi gündelik eşya aracılığıyla yeniden kurgular.”

wpid-2015-09-10-01.49.22-1.jpg.jpeg

Anneanneciğimin puantiyeli takımı... Kendi de sergilere yaraşır bir kadındı Nane'm.
Anneanneciğimin puantiyeli takımı… Kendi de sergilere yaraşır bir kadındı Nane’m.

Benim bahsetmeyi seçtiklerim, bana en çarpıcı gelenlerle çok titretmeden çekebildiğim fotoğraflarla sınırlıdır… Sonuç olarak sergi, küratörlerinin detaya özene dikkatleriyle alkışı hakkettiler, bol bol “ay hakkaten” ve “oha hiç bilmiyordum” anları yaşatan, seksenlerden bugüne gelişimizin bir devrin kapanıp bir diğerinin açılması değil de bir süreç olduğunu anımsatma görevini başarıyla yerine getirirken şahsen benim ilgi ve dikkatimi bir saniye kaybetmeyen bir sergi oldu…

wpid-2015-09-10-01.49.13-1.jpg.jpeg
SALT Galata’nın muhteşem manzarasına karşı ben… Mutlu.
Reklamlar

“Nereden Geldik Buraya? Salt’ın Yeni Sergisi, Günümüz Türkiye’sinin Temellerini 80’lerde Arıyor” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s